Geçen Süre:

OKUYAN TÜRKİYE

Bu gerçek bir başarı hikâyesi. Türkiye'nin bir küçük ilinin örnek dev projesi 2003 yılında sessiz sedasız başladı. Evet sessizdi. İki yıl önce Bucak Sağlık Meslek Lisesi'ne gittiğimde okulun tatil olduğunu sandım. Bir okulun nasıl kitap okuduğunu ilk kez o zaman gördüm. Evet okul bir yürek olmuş kitap okuyordu. Okulda bulunan herkes bir hedefe kilitlenmiş gibi sessizdi. Bu sessizlik bana nehirlerin derinden akarken koynunda nasıl büyük bir enerjiyi taşıdığını hatırlattı. Umudum ve sevincim birbirine karıştı. Okumanın farkını o anda öğrencilerin davranışlarında, gözlerindeki ışıltıda gördüm. Burdur'un kitap okuma uygulaması bu yüzyılın başında güzel Türkiye'mizin yeni bir şahlanışının başlangıcı olacaktır. İlk işaretlerini ülke genelinde yapılan sınavlarda art arda kendi rekorlarını kırarak, birincilik kürsüsüne çıkarak gösterdi. Bu sadece bir sınav başarısı gibi algılanmamalıdır. Bu dalganın kelebek etkisi hızla görülmeye başlandı bile. 2007 yılında onlarca il bu model için Burdur'a akın etmeye başladı. Milli Eğitim Müdürü Recep Yiğit uygulamanın velileri, 60 yaşındaki dede ve nineleri de kapsadığını söylerken aslında bunun sınavlardan öte bir Okuyan Türkiye Projesi olduğunu söylüyordu. M. Akif'in hayalini kurduğu okuyan Türkiye rüyası gerçekleşiyordu. Bu ışığın İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif'in milletvekili seçildiği ilden gelmesi manidardır. Yeni bir kültürel kurtuluş hamlesini de İstiklal Marş'ımızın ruhunda buluyoruz. Turistlerin beş on günlük tatillerini deniz kıyısında okuyarak geçirdiğini söyler hayıflanırız. Japonya'da basılan gazete, Finlandiya'da okunan kitap örneklerini verir arkasından da insanımızı yermeyi bir aydının görevi sayarız. Aydının görevi bunları sayarak kıyaslayıp insanını küçük düşürmek değil bir ışık yakmaktır. Kitap tanıtımları yaparak mahalle ve kahvehanelerde okuma günlerine öncülük etmelidir. Burdur'un zengin folklorik sözel kültürü herkesçe biliniyordu. Türküleri, manileri dağlarda yankılanırken şimdi yeni bir adım atarak yazılı kültürde de model haline geliyor. Ben okullarda başlayan, velilere sıçrayan bu heyecanın çok yakında evlere, işyerlerine, kahvehanelere hızla ulaşacağından eminim. Burdur Valisin Mustafa Rasih Özbek'in Burdur'da çalışan öğretmenlere verdiği hedefle okuma alışkanlığını küçük köylere kadar yerleştirmesinin gerçek sonuçlarını önümüzdeki yıllarda daha net göreceğiz. "Okuyan Okullar" uygulamasının başarıya ulaşmasının ardından "Okuyan Burdur" projesini tanıtan Vali M. Rasih Özbek "2007 yılında 39 bin öğrencinin ortalama 16 kitap okuduğunu belirterek, "Artık büyüklerin de kitap okumasını istiyoruz." dedi. Bu mesaj çalışkan yöre halkı tarafından iyi okunuyor. Okullara gelen dedeler, nineler torunları ile birlikte bu heyecanı yaşıyorlar. "Okuyan Okullar" dan sonra "Okuyan Burdur"a dönüşen proje yediden yetmişe herkese ulaşıyor. Her mahallede arı kovanı gibi çalışan kütüphaneleri hayal etmek güç değil artık. Sanayi sitelerinde, bankalarda, pazar satıcılarının tezgâhlarında, camilerde, evlerde, kahvehanelerde, berberlerde kısaca her yerde "Okuyan Burdur" hedefi koşar adımlarla "Okuyan Türkiye" hedefine dönüşüyor. Trafik kazaları, terör, çevre kirliliği, orman yangınları, işsizlik, bebek ölümleri gibi sayamayacağımız yüzlerce sorun okumanın verdiği ışıkla bir karın güneşin karşısında eridiği gibi yok olacaktır. Okumanın bu değişimi sağlaması batı toplumlarından farklı sonuçlar doğuracaktır. Kökleri binlerce yıla dayalı bir barış geleneği olan güzel Türkiye'miz çağın beklentilerini Anadolu'da mayalamaktadır. Çanakkale'de yaralı düşman askerine su yetiştirirken şehit olan askerimiz barışın, yaralı göçmen kuşlara vakıf hastaneleri kuran insanımız doğa ve çevre sevgisinin, herkese gel çağrısı yapan Mevlana sevginin yüreklerdeki adıdır. Bu nedenle okuyan bir Türkiye rüyası, kaos içindeki bir dünyanın son şansıdır. Yavuz Sultan Selim'in uzun Mısır seferine çıkarken develere yüklediği, Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaş'ı sırasında çadırında okuduğu kitaplar zafer öncesi birer işaret fişeği gibiydi.

 

 

Okuma Hızınız : Kelime/Dakika